29 Haziran 2009 Pazartesi

Bir kızıl sabahın içinden ,bir kuşun yüreğinden yazıyorum sana...







Cok yıllar önce idi, ikimiz de çok genç ve güzeldik, heyecanlarımız vardı, düşlerimiz vardı, gülümserdik hayata. Sonra sonra bana yağmurlar yağdı. Derken yağmurlar dolu oldu, düştü. Islandım, üşüdüm. Üzerime karlar yağdı, tüm yapraklarım ve tomurcuklarım buz tuttu. Rüzgarlar esti, eğildim, bedenim büküldü, acıdı. Seller oldu. Allahtan köklerim sağlamdı da, sarıldım sımsıkı topraga, havaya, suya, yaradana …. Depremler oldu, lav bir nehir oldum, aktım durdum umutsuzca, dalgalarla oynaşıp sevişen kayalar gibi çırpındım. Ağladım, agladim, çağladım. Baykuşun sesin de hüzün, serçenin kanadın da çırpınış, karıncanın yuvasın da umut oldum, bekledim.Tevekkül olup, güllere gözyaşım döktüm.

Sen hiç konuştun mu bir böcekle, çiçekle. Bir soru sordun mu güne, aya ve yıllara. Hayata 1-0 mağlup olmuştum. Derken uzun bir nadas başladı, hayatım da dua ve duygularımın şahikasına çıktım. Yıllar yine aktı geçti acımasızca. Hikaye bu ya işte, ille de güzel bitecek! Sonra bir gün baktım, birde ne göreyim?! Bir dalım filiz vermiş. Hayata ve hüzne inat. Ben yine çağladım, şahlandım, ağladım, bu kez sevinçti kızkuşunun bana getirdikleri. Mutluluk idi ve umut idi. Nadasın sonu hasattı. Simdi de ben gol attım hayata, hem de 2-0, çifte nine oldum. Gözlüğümü burnumun ucuna tutturup, yazdım bir eski dosta öykü misali...Sana, bana, filizlerime, tum filizlere yağmurlar yağsın, ama sel olmasin. Karlar da üşüme, titreme, güneş ve ay ışığı hiç eksilmesin. Tanrı rüzgarını arkandan estirsin. Kırkılmış kuzuların rüzgarı gibi, meltemler değsin tenine. Gözlerin gülsün, hazan, ırak olsun senden.. Sen de benim gibi duble NİNE OL… SEVGİYLE…