Orada bir köy var uzaklarda...Orman icinde dönümlerce arazi, yemyesil…Orada bir cennet var, ucsuz bucaksiz kirlari, sari papatyalari, sari beyaz kuzulari, koyunlari, topuklu ayakkabi giymis uzun boylu yagiz atlari... mis gibi toprak kokusu ile gark olmus çam agaclari adeta cigerlere bayram yeri sanki; nefes alip veriyorum. Iste bu yasamak.
Coluk cocuk at biniyorlar. Jokey hocalar nazik, atlar nazik, ahirlar bir insanin barinabilecegi kadar temiz, shetland ponyler gorulesi, sevilesi sirin mi sirin…hersey goze, ruha senlik.. Kemal Gocmen Beyefendiyi selamliyor, sakli cenneti Zekeriyakoy’e kazandirdigi icin kendisini tebrik ediyorum. Bu arada kafede servis veren elemanlarin ilgisi ve sutlaclarin enfes tadini da eklemeyi unutmamaliyim, bu tadlar uzerine, aci degil ama acikli duygularimi da belirtmek isterim.
Tum bu guzelliklerin bir sinir cizgisi var, ve orada “ iceri girmek yasaktir’ diyor. HAYTAP (Hayvan Haklari Federasyonu) uyesi oldugumdan ve gizem merakimi yenemedigimden, kopek barinaklarina kadar ulastim. Ve iste ikinci perde…. Guvercinlerin kumesinde koseye sinmis titreyerek son nefesini vermeye calisan boz bir guvercin, diger iki guvercinde basinda, insanlara nispet aciyla beklesiyordu. Orada kopekler ac, diskilari birikmis, kokusmus ve de en acisi su kaplari bos, su yok. Agizlari susuzluktan kopurmus ve acimasiz gunes tam tepede butun yakiciligi ile… Samoyed, Belcika kurtu, Seter, Kangal, Haski, coban cinsi, guzelim kopeklerin yasadigi barinaklar gayet sagliksiz. Iki kopek uyuz olmus. Digerleri ise kene dolu. Arka taraf da, lamalarin barindigi yerde, beyaz bir kopek nispeten daha iyi gorunuyordu, ama o da susuzluktan kavrulmus olmali ki bana gozleri ile yalvardi. Su bulamayinca orada gocmen cocuklara soyledim. Bana mustehzi bir ifade ile baktilar. Amirlerini sordugum da ise “ onun kulagi duymaz, sagirdir’’ dediler. Demek ki orada, etinden, sutunden, yumurtasindan faydalanilmayan diger hayvanlara karsi herkes sagir ve duyarsizdi. En sonun da cebine bir kac kurus koydugum cocuk, bir tek o kopege zorla da olsa su verdi. Hayvan dakikalarca su icti. Kopegin bana bakarken gozlerinde ki minnet duygusu hafizama kazindi. Uyuz 2-3 dozda tedavisi olacak, kene ise anin da tedaviye cevap veren bir hastaliktir. Bir daha ki gelisim de o uyuz hayvanlarin itlaf edildiklerini gormek istemiyorum. Ben torunlarimi oraya getirip gezdiriyorum. Cocuklarim orada binicilik dersi aliyor. Esimize, dostumuza oranin ne kadar mustesna bir yer oldugunu anlatiyoruz.
Eminim dogayi bu kadar seven Kemal Bey, bu guzellikleri ona lutuf eden tanriyi da da cok seviyor ve sayiyor olmali...Yaratandan dolayi, yaratilana merhamet etmeli... Hislerimin beni yaniltmamasi dilegi ile daha guzel ve saglikli gunlere….
GÖRDES...
2 gün önce

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder